24 Ağustos 2010 Salı

Solan Çiçekler.

Bugün mutlu muyum üzgün müyüm henüz çözebilmiş değilim açıkça, hissedebildiğim ya da daha doğrusu hissedemediğim tek şey bacaklarımın yakında yitip gideceği. Ağrıdan kıvrım kıvrım kıvranırken üstelik yazın bu sıcağında daha suya ayağımı basmamışken yanımdakilerin tatillerinden bahsetmesi gücüme gidiyor, şu günlerde dershanenin başlaması gücüme gidiyor, herkesin puanımı sorması gücüme gidiyor, orası olmazsa burası olur demeleri gücüme gidiyor, saçma sapan sorularla hayatımın meşgul edilmesi gücüme gidiyor. Ve ilkokul gibi ezik bir addan sıyrılacağım son dönemime de giriş yaptım bugün resmi olarak... Kırtasiyeden siyah kaplı bir defter aldım, mümkünse tüm senemi o defterle geçirmeyi diliyorum ama kim bilir? Herkes şu günün nasıl olduğunu sorup duruyor, var ya bugün harikaydı aslında. Dershaneye bi gittim, havamdan geçilmiyordu. Yerleştim en ön sıraya, klima püfür püfür, öğretmenlerle hemen kaynaştım, yeni arkadaşlar edindim, dersleri sevdim oo mis desem de inanmayın. Açıkça bugün çok iğrenç bir gündü, yer bulamadığım için arkadaki sıralardan birine oturdum ( bknz: babam kalkamadı. ) Geçen seneden birkaç arkadaşım vardı anca onlarla iletişime geçtim, yedi sınıf içinden üçüncüde olduğumu öğrendim ve annem tarafından birinciye geçiş için elimden geleni yapacağıma dair minik bir söz verdirttirildim. Hayalim birinci sınıfa çıkıp özel sınıfa girmek desem de yemeyiniz lütfen, bu hayaller benim değil çok sevgili geniş ailemin hayalleridir. Üstüne bi de minibüste kıro adamların bakışlarını çektim, indim bi saat yürüdüm. Tüm gün mal mal oturdum eczanede, eczanede olduğum için bir halt da edemedim sonra babamla ufak bi atışma falan öyle geçti gitti bugün. Sonuç; aşırı yorgunum ve bitik bir durumdayım, ayakkabım da vurdu zaten. Tek istediğim 511 220. Anlayan anladı ;) Vee burdan sitemizin arka planından tırsan Talha'nın kardeşi Efe'ye selamlarımızı gönderelim, çoook tatlıdır o şimdi yerim. Şu aşırı kasvetli havayı bozup bunu yazmak da iyi oldu şimdi neyse canlarımı özledim. Mesajlarım durmadı zaten, evet işte final merak etmeyin canlarım siz olduğunuz sürece ben de varım ve harikayım. Hatta bomba gibiyim, geleceğim için çok çalışmam gerektiğini biliyorum ama seneye salıyorum. Ow yea. Evet bugünün şarkısı Efe'ye gelsin, çok öptüm ^^
& The Pretty Reckless - Make Me Wanna Die.

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Tozpembe.

Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak dedim.
Senin için rüzgardan sonra hep yağmur mu var?
Gözlerin mi faldı yoksa sıkıldın mı sorulardan?
Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar?

Bu satırları yazmaya başladığımda saat 17.27 idi, gönderdiğimde saatin kaç olduğunu beraber göreceğiz. Günlerden pazartesi, ev bomboş, müzik son ses. Teoman'dan Kupa Kızı ve Sinek Valesi'ne takıntılı olduğum zamanlardan kalmayım. Bugünlerde Nil aşkım tuttu, elbette Didoyla beraber. Kız çok orjinal, güzel, kendine has bir tarzı var aslında. Küçükken oturup saç fırçasıyla bağıra çağıra şarkı söylemeyi getirtiyor insanın aklına. Yarın dershanem başlıyor, kendimce bir bunalıma mı girdim çözemedim ama dört kilo vermişim. Dolabımdaki hiçbir şey olmuyor, anneminkilere sardım ama onda da pek bir şey bulamadım. Alışverişe gitmem gerek ama ona da gidemedim *-* Kendimi iğrenç hissediyorum, ortalık serin kanepede oturmuş sırtımı duvara dayamışım. Laptopu kucağıma almış, bir yandan bizimkilerle konuşurken bir yandan da buraya döküyorum bazı şeyleri. İşte bir senem daha iyisiyle kötüsüyle acısıyla tatlısıyla ve dişimi sıka sıka başlıyor, seneye tercih yapıyor ve Karşıyaka Anadolu Lisesi'ne yerleşmeyi planlıyorum. Her şeyin hayırlısı olsun ^^ Bundan sonra burası benim karalama defterim olacak, aklıma estikçe yazacağım belki saçma sapan konuşacağım ama bir şekilde dökeceğim içimi. Takipte kalın. ^^ 17.56 ~ Tozpembe...
& Teoman * Kupa Kızı ve Sinek Valesi.